Bizim Külliye'den
Muhterem Okurlar,
Yunus Emre
dosyasını hazırlamaya niyetlendiğimizde tekrara düşme endişesiyle tedirgindik. Fuat
Köprülü’den bu yana defaten “Yunus Emre” özel sayıları, dosyaları, antolojileri
hazırlanmış, söylenmesi gerekenler
söylenmişti; söylenilenlere, yazılanlara ne ekleyebilirdik ki... Hem yıl içinde
üç devasa dergi daha böyle bir dosyayla okur karşısına bizden evvel çıkacaktı. Şüphesiz
kalem erbabından bazıları bizden önce yayınlanacak dergilere yönelebilir ve bize
yazı kuraklığı da yaşatabilirlerdi.
Oysa hiç de
öyle olmadı. Meğer endişe ve tedirginliğimiz, tıkanıklığımız Yunus’umuzu
yeterince tanımayışımızdan, bilmeyişimizden imiş.
Eşiğine
çömeldiğimiz Yunus, Bizim Külliye’ye de hemencecik kapısını açtı. Yıllardır
beklediği muhiplerini görmüş gibi gülümsedi. “İşidün iy yârenler / Eve
dervişler geldi / Cân şükrâne verelim / Eve dervişler geldi” deyişiyle
sırtımızdaki yoksulluk, içimizdeki ürküntü daha ilk adımda yerini, yeri yurdu
belli muhabbet zenginliğine bıraktı. Bizde bir sevinç bir ferahlık!
Konukları
çoğaldıkça genişleyen ışıklı bir odadaydık.
Tabii ki bu
hanede muhabbet bitmez. Kırk bin kez “özel”imiz, yüz bin “dosya”mız, bir o
kadar antolojimiz olsa yine eksiğimizi tamamlayacak, gediğimizi sıvayacak yeni
şeyler söyleyeceğimize inandık.
Bu sayı Yunusla yeniden tanışma
zevkinin eseri.
Gelecek sayımızda buluşmak ümit
ve dileğiyle Allah’a emanet olunuz.
Bizim Külliye |